EŞKİYA
25/8/2008 ·
Köy çobanının kaval sesinde
Kimi zaman köyün ortasından gecen çay
Kimi zamanda kurdun pençesindeki koyun
Tandırım yok ekmek yapmaya
Hoş ya zaten unumda yok
Köyün karşısında ki dağım
Kartal yuvası, kurdun çakalın ini
Dağın tepesindeki kardı saclarım
Ben eşkıya Bahtiyar
Aşkı bırakıp gidene eşkıya
Yalnızlığı verene eşkıya
Ahhh be .......
11/8/2008 ·
Ahhh be ………
Hüzün dolu gecelerde yitirdik gençliğimizi
Elimizde ömrümüzün yanan alevi
Saclarımızda yılların yalnızlığı
Şimdi diyorsun ki yeni bir yıl
Yeni umutlar yeni sevgiler besle hayata
Ahhh be ……
Yeni yıllar kırılan hayalleri de götürür mü geleceğe
Yoksa bu içimdeki umut adlı çocuk
Çoktan bakar oldu toprağa
Ahhh be ……..
Eski bir balıkçının ağlarına takılmış bir balık kadar çaresizim
İnciler içinde yüzdüğümü düşlüyorum
Ve birden bir şarapçının masasında buluyorum kendimi
Ahhh be ……
Hüzün gözlüm kaymasın sevdiğin hiçbir yıldız
Solmasın baharındaki çiçekler…..
Yorum (yok) Yorum yaz!Başkent
11/8/2008 ·
Ankara soğuk başkent
Anlımın ortasında duran kara yazı
Her caddesinde ayrı yalnızlıkları barındıran koca şehir
Kış ayazını verme yaz gecelerimde
Alma yârimi verme bir daha yalnızlık bulutlarını
Sokak başındaki o titrek lamba gibi bırakma gece karanlığında
Karşıyaka da yerin var elbet ama sebep olma kara toprağıma
Bırak kalayım yarimin ellerinde son nefesimde anlatayım onsuzluğun acı kaybını….
Yorum (yok) Yorum yaz!YALNIZLIK
11/8/2008 ·
GÖLGEMDİR YALNIZLIK
NEZMAN IŞIK VURSA YÜREĞİME
ANİDEN BELİRİR ARKAMDA
BİR DUVAR KADAR SOĞUK
KARANLIK BİR ODA KADAR ÜRPERTİCİ
AK SACLARIMDIR YALNIZLIĞIMIN SİMGESİ
HER TELİNDE AYRI BİR YIKILIŞIN YOK OLUŞUN HİKÂYESİ
YALNIZLIGIMI HAYKIRIR SON BAHARDA DÜŞEN HER YAPRAK
AĞACDAN YERE DÜŞÜP TOPRAK OLANA KADAR HAYKIRIR
DAĞ BAŞINDA DURAN O ESKİ ESKİYALAR GİBİ
ACIMADAN GÖTÜRÜR BUTÜN GÜZEL HATIRALARI
AMA YİNEDE SOĞUK VE KARANLIKTA OLSA SEVİYORUM YALNIZLIGI
BIRAKANDAN ÖTÜRÜ…
Yorum (yok) Yorum yaz!ERKEKLER HEP YALNIZ AĞLAR
11/8/2008 ·
“Gecelerce su taşıdım değirmenlerine gözyaşlarımla
Gel gör ki mendilim bile olamadın”
Günlerdir sınırında yaşıyoruz aşkın
Günlerdir uçurumunda
Bu kaçıncı atışım kendimi
Kollarından yalnızlığa
Bu kaçıncı dargınlık
Bu kaçıncı barışma
Belli ki
Sensizliğe sürgün artık bu gözler
Sensizliğe sürgün bu dudaklar bu eller
Şimdi yorgun bir çınar gibi kalbim
Artık sana değil
Sensizliğe yaslanacağım
Hoşçakal güzçiçeğim hoşçakal
Seni artık
Gözyaşlarınla ıslanmış
Yastıklara bırakacağım
Oysa yıllarca
Yemyeşil bir orman köyünde sakladım gözlerini
Dağ başlarında çoban ateşleri yaktım üşümesin diye
Ellerine kör gecelerin karanlığında sarıldım
Ve haykırdım
En dipsiz kuyulara adını
Ezberlettim seni kutlara-kuşlara
Sense beni sokaklara vurdun
Ve en zehir şarkılara
Bilirsin
Rüzgara bıçak
Yağmura ateş
Buluta kurşun işlemez
Sen de öylesine vurdun ki beni
Artık bana
Hiçbir acı kar etmez
Neylersin
Önce melekler terk etti bizi
Sonra masmavi düşler
Öpüşler, gülüşler, çiçekler
Büyüsü kalmadı artık kavuşmaların
Bundan böyle
Bizi her köşede
Bambaşka bir cehennem bekler
Sen de bundan böyle
İçi boş şarkılarla avut kendini
En ucuz aşklarla yıka kirli ruhunu
Açılırsın
Taşlar yosuna sarılır bilirsin
Sarmaşık duvarlara
Geceler karanlığa
Sende yalnızlığına sarılırsın
Ve kadınsın
Ağlayabilirsin gönlünce
Gözyaşların pınarlar misali çağlar
Ama unutma ki erkeğim ben
Ve erkekler hep yalnız ağlar
Ahmet Selcuk İLKAN (alıntı)
« Önceki ::